Yeni Yeni'den


    Kaybolan Yıllar

    Paylaş
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 10, 2008 4:36 pm

    KAYBOLAN YILLAR
    (yakında çok yakında)

    Karkaterler
    (onlar olmadan asla)

    ZENAN: yaşamının en güzel günlerini geçiriyordu. Sonu evlilikle biteceği kesin bir beraberlikti onlarınki.
    Ama öyle olmadı ve zenan babasız bir çocuğun sahibi olarak bir çok zorlukla birlikte asıl mesleği olan doktorluğa geri döndü.

    BATU(HAN):Zenanın minik oğlu çok şeker bi bebek

    SUAT: Başarılı bir kalp cerrahı.
    Bir çocuğu olduğunu bir tesadüf sonucu öğrenince, bunu kendisinden gizleyen zenandan intikam almakta kararlı.

    Ve
    ELA: Zenanın ev ve iş arkadaşı zaman zaman zenanın işi olduğunda batuya o bakıyor ve zenanın dert ortağı batunun da teyzesidir ve levent isminde bir erkek arkadaşı vardır

    LEVENT: Elanın erkek arkadaşı


    Bakalım kahramanlarımızı neler bekliyor


    En son mat_fatos tarafından Salı Nis. 22, 2008 6:31 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 10, 2008 5:57 pm

    ilk bölüm


    zenan: güzel bir yatak,suat
    zenan , otel odasındaki kocaman yatağa baktıktan sonra imalı bir ifadeyle gözlerini karşısındaki erkeğe çevirdi.
    Z: öğle uykusunu kaçırmayalım
    Suat gülerek valizini yatağın üzerine koydu.
    S:özür dilerim , zamanım yok. Ben duş yaparken sende valizini aç. Yarım saat sonra bir araba beni almaya gelecek.
    Zenan banyoya yürüyen erkeğin arkasından iç geçirdi. Suat için her şeyden önce kariyeri ve hastası geliyordu. Ama buna alışmıştı artık. Ama anlamadığı tek şey aylardxır birlikte olmalarına rağmen onu her görüşünde kalbinin yerinden fırlayacakmış gibi çarpmasının bir türlü sona ermemesiydi. Suat çok yakışıklı bir erkekti (e zaten bunu hepimiz biliyoruz). Erkek cinsinin en çekici temsilcilerinden biriydi.
    Zenan eşyaları yerleştirdiğinde suatta banyodan çıktı. Yatağın üzerinde oturan zenanın ellerini avuçlarının içine alarak gözlerinin içine baktı. Birden ciddileşmişti.
    S : bu aksilik için özür dilrim sevgilim. Doğum gününde seni antalyaya götüreceğime dair söz vermiştim ama bu seminer tam bir sürpriz oldu hep çıkar bilirsin
    Z :önemli değil suat. Antalyaya hareket etmek üzere havaalanına gelip kendini Dubai de bulmak kaç kıza nasip olur ki? (gülerek göz kırptı)yoksa iş hayatındaki yeni girişimlerden biride beyaz ticareti filan mı yapmak?
    S :bunun şakasını bile kaldıramam.(Suat yüzünü buruşturdu)hele bu ülkede sen benimsin ve hep öyle kalacaksın
    Z :ah özür dilerim beni bağışlayın efendim …(zenan ellerini çenesinin altında birleştirerek komik bi reverans yaptı)
    Suat kahkahalarla gülüyordu
    S : seni küçük cadı! Birkaç saatliğine gitmek zorundayım. Döndüğümde bunun acısını çırartacağım .
    O sabah suatın evinden Antalya uçağına yetişmek üzeriçıkmışlardı. Ama yolda araba telefonundan arayıp suatın dubaideki bir toplantıya( türk arap işbirliğiyle bir hastene ) mutlaka katılması gerektiğini haber vermişlerdi. Zenanda kendisini dubaiye uçan bir uçakta bulmuştu.
    Aslında suatın bu tür işlerine alışmış olması sayılırdı. İstanbulun çıkışındaki bir bölgede birkaç yüz dönüm arzi içindeki hastanesi ve Türkiye genelindeki birçok bölgede hastaneler zinciri vardı. Suat Türkiye gtenelinde isim yapmış iyi bir cerrah olmanın yanında son derece zengin bir iş adamıydı.
    S :senin en sevdiğim yönlerinden biri işte bu sevgilim.( suat zenanı uzun uzun öptü) hiçbir zaman sorun çıkartmıyorsun.
    Suat 5 dakika içinde giyinmişti bile. Çıkmadan önce zenana yaklaştı. Cebinden çıkarttığı uzun kadife kutuyu uzattı.
    S :sana bunu bu akşam deniz kenarında mum ışığında yemeğimizi yerken vermek istiyordum , ama bu şartlarda şimdi vermemin daha doğru olacağını düşündüm.
    Zenan hayal kırıklığını gizlemek için gözlerini hemen öne indirdi. Suatın doğum günü armağanı olarak ona bi yüzük vereceğini umut ediyordu ama bu yüzük kutusu değildi. Neşeyle gülümsemeye çalışaral kutuyu alıp açtı. İri pırlanta taşlarla süslü bilekliği gördüğünde küçük bi çığlık attı.
    S :mutlu yıllar sevgilim. Beğendin mi?
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 10, 2008 5:58 pm

    Z :nasıl beğenmem? Muhteşem bir şey bu. Teşekkür ederim. (diye bileğini uzattı.) sen takar mısın?buna bir servet vermişsindir. Beni şımartıyorsun suat (gözlerindeki yaşları belli etmemek için bir türlü başını kaldıramadı.
    Suat onu çenesinden tutup yüzüne baktı.
    S : taptığım yönlerinden biride bu zenan.çok duygusal bi insansın . ama bunu göstermekten korkuyorsun (zenanın yanağından aşğıya yuvarlanan göz yaşını sildi.) hey! Bunu hak ettin. Beni her zaman mutlu ediyorsun
    Peki ya suat . o zenanın her zaman mutlu edebiliyor muydu? Zenan böyle düşündüğü için kendisinden utandı. Sırf kendisi yüzük beklerken suat bileklik hediye etti, gözyaşlarını yanlış değerlendirdi diye ona haksızlık edemezdi. Suat duyarsız bir insan değildi, sadece her şeyi kendisine ve işkolik yaşam tarzına göre değerlendirirdi.
    Suat saatine bakarak kaşlarını çattı.
    S :geitmem gerek. Sen dinlen akşam 8 e kadar dönmezsem odaya yemek getirtirsin.(cümlesinin bittiği anda hızlı adımlarla odadan çıkmıştı bile.
    Zenan iç çekerek ayğa kalktı bilekliğini çıkartarak komidinin üzerine koydu. Banyoya geçti. Suatı ne kadar çok sevdiğini düşündü. Bunu kelimelerle ifade etmese bile suatında onu sevdiğini biliyordu. Son derece düşünceli,cömert bir erkekti. Zenanı hep korurdu. Tabii, kendisini de! Evlilik tuzağına düşmemk için doğum kontrol yöntemini bugüne kadar uygulamayı bir kere ihmal etmemişti.
    Yarım saat sonra küvetten çıktı. Aynanın karşısına geçti. Kısacık saçları güzel gözleri vs. oldukça güzel sayılabilcek bi kadın olduğunu biliyordu. Bugün doğum günü olduğuna göre artık artık 29 yaşıda bir kadındı. Günleri hastanenin dışında birlikte olduğu erkekle partilerde yada evde onu bekleme geçen bir kadın.
    Beyaz ipek bir elbise giydi. Oldukça sade görünmesine rağmen vücudunun bütün kıvrımlarını ortaya seren elbisenin boyu dizlerinde sona eriyordu. Suat mini etek giymesine asla izin vermezdi.
    Zenan hafif bir makyaj yaptıktan sonra balkona çıktı. Klimalı odadan açık havaya çıkmak cehennem ateşine düşmek gibi bir şeydi.
    Daha önce hiçbir arap ülkesi görmemişti. Yüksek binaları, zarif ince minareleri , uzaktan görünen körfezin mavisiyle Dubai temiz pırıl pırıl bir yerdi. Biraz manzarayı gezdikten sonra odaya girdi. Otel şehrin tam merkezinde olduğu için görülecek yerler yürüyerek en fazla 5 dakika mesafedeydi.
    Saat 8 olduğunda suat hala daha ortalarda yoktu. Zenan kararlı bir tavırla ayakkabılarını giyip küçük çantasını aldı. Odadan çıkıp asnsöre yürüdü.
    Bugün doğum günüydü ve kutlamaya kararlıydı. Otel odasında yemek yerine yakındaki lokantalardan birine gidecek , sonrada şehirde biraz yürüyecekti. Otelden çıkıp en fazla 2 adım atmıştıki bir araba kapısının sertçe kapandığını ve kendisine seslenildiğini duydu
    X :zenan!
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 10, 2008 6:02 pm

    arkadaşlar umarım beğenirsiniz Very Happy
    ilk senaryom biraz acemilik olabilir ama idare edin artık peak_a_bo
    ha bu arada unutmadan ne kadar çok yorum o kadar çok yeni bölüm
    ne yapalım artık reyting meselesi hahah-
    ii okumalar size
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Paz Nis. 13, 2008 11:21 pm

    X: zenan!
    Aynı anda bir el koluna yapıştı.
    S :nereye gittiğini samıyorsun sen?
    Zenan şaşkınlıkla döndüğünde suatın öfkeli bakışlarıyla karşılaştı
    Z:suat, döndün mü? Ben de…
    S: kapa çeneni!
    Diye söylendi suat dişlerinin arasından. Zenan arabadan inep onlara yaklaşan 2 adamı o zaman fark etti. Adamlardan birinin üzerinde şık bir takım elbise diğerindede Arapların giydiği geleneksel beyaz ipek entari vardı.
    Z: suat beni bu çekici yaratıkla tanıştırmalısın. Dedi entarili olan
    S: elbette …..sizi.. (suat biran tereddüt etti).. arkadaşım zenan parlar ile tanıştırayım
    Suat buz gibi bakışlarını zenana çevirdi
    S: zenan beyfendide …. Hastenelerinin sahibi şeyh ali ben hammat
    Suatın zenanda kayıtsız bir ifadeyle ‘arkadaşım’ diye söz etmesi zenanı öfkeden deliye dönmesini sağladı. Ama şeyhe elini uzatırken gülümsedi.
    Zenanın elini tutup dudaklarına götüren şeyhin siyah gözlerindeki ifade hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktı.
    Şeyh: bu kadar güzel bi genç hanımla tanışmaktan şeref duyuyorum. Diye mırıldandı. Zenanın elini isteksizce bırakırken ‘suat birtan son derece şanslı bir erkek’ diyede ekledi.
    Z: teşekkür ederim. Diye mırıldandı. Kolunu sıkan suatın suatın parmaklarının baskısı işkence halini almıştı.
    Erkekler Arapça konuştukları için ne dediklerini anlayamadı . ama 10 dakika sonra öğrendi…..
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Paz Nis. 13, 2008 11:58 pm

    Otele girip odalarına çıkıncaya kadar suat zenanın kolunu bir an bile bırakmadı. Odaya girip kapıyı kapattığı anda da delirmiş gibi zenana bağırmaya başladı
    S: sen ne halt ettiğini sanıyorsun? Aklınımı kaçırdın sen?
    Zenan onu daha önce hiç böyle görmemişti. Suat yine bağırmaya başladı.
    S: şu haline bak bu elbise bütün vücudunu gözler önüne seriyor… allahım, bu adama gülmek zorundamıydın ? hemde dubaide! Şeyh elbette böyle….
    Z: neden bahsettiğini anlamıyorum!(Zenan nihayet sesini yükseltti.) ben sadece yürüyüşe çıkmıştım . adama gülümse…..
    S: yürüyüş.. tek başına…bir arap ülkesinde…geceleyin! Onlar kendikadınlarının tepeden tırnağa siyah çarşafa bürümeden sokağa çıkmasına bile izin vermiyorlar. Kendi başına dolaşan kadınaysa faişe gözüyle bakıyorlar. Bunu bilmiyor musun zenan? Sen bile bu kadar budala olamazsın!
    Zenan bu kadar ağır bi hakareti kaldıramayacağını hissetti.
    Z: burada budala olan biri varsa oda sensin! ( Diye bağırdı) beni kolumdan sürükleyerek oteldekilere rezil ettin. Sırf senin tanıştırdığın bir adama gülümsedin diye deliye döndün!
    S: gülümsedin mi? Şuna adama yüz verdim desene! Hayatımın en kötü anlarını yaşadım. Yarım yamalak Arapçamla şeyhe seni ona neden satamayacağımı anlatmaya çalıştım. Senden söz ediyorum, zenan. Adam seni cariyelerinin arasına almak istedi!
    Teklifini kabul etmediğim için burada planladığımdan daha uzun süre kalamak zorunda bıraktın beni. Hla kafasından seni atmış değil.
    Zenanın gözleri yaşlarla doldu. Hayatında bu kadar kırılmamış, öfkelenmemişti. Suatın onu ne gözle gördüğünü biliyordu artık. Evet, onu seviyordu, ama anlaşılan şeyh zeki bi adamdı.
    Zenan hırsla suatın karşısına dikildi.
    Z: bizi tanıştırırken adama arkadaşın olduğumu söylemeseydin oda beni her an satılacak bir cariye olarak görmezdi heralde! Şeyhin akıllı bir adam olduğu belli. Bir süre arkadaşlık edebileceğin kadından her an vaz geçebileceğini neden düşünmesin?
    S: geröekten böylemi düşünüyorsun? İlişkimize gerçekten bu gözle baktığımımı düşünüyorsun sen? Suat kısa bi şaşkınlıktan sonra kendini toplayıp buz gibi ifadeyle sorunun cevabını bekliyordu.
    Z: bence…(zenan cümlesini yarıda kesti)
    Zenan eskilere dalmıştı. Suat onu kandırana kadar ne kadar çok peşinden koşmuştu. Gezmişler eğlenmişlerdi. Bir gün zenan kendini hiç tanımadığı bi zenginliğin içinde ve suatın yatağında bulmuştu kendini.
    Ertesi sabah suatın kollarında yatarken bütün saflığıyla ne zaman evleneceklerini sormuştu.
    Suat bu fikri düşünmeden reddetmişti. Ama suat bu karşılık zenana iini bırakmasını ve onunla birlikte yaşamsını teklif etmişti. Zenanda bunu işini bırakmamak koşuluyla kabul etmişti
    S: seni…
    Suatın sesini duyan zenan hayal aleminden gerçeğe dönmüştü
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 17, 2008 9:30 pm

    Z: yapma suat
    Suatın o ara gözü komidinin üzerinde duran bilekliğe takıldı. Zenana yaklaşıp onu kollarının arasına aldı
    S: özür dilerim sevgilim . bugün senin doğum günün. Benimse aklım başımdan gitti. Seni kırdım mı?
    Z: hayır benin şaşkına çevirdin sadece
    S: kendimde şaşkına döndüm zaten. Bu kadar kıskanabileceğim aklıma bile gelmezdi. O arabın senin elini öptüğünü gördüğümde onu öldürmek istedim
    Zenan güldü.
    Z: yapacağın anlaşma açısından pek akıllıca bir davranış olmazdı bu.
    Suatın onu kıskandığını öğrenmek yüreğini sevinçle dolduruyordu.bunun tek bir anlamı vardı: suat zenanı seviyordu.
    S: doğru. Seni arkadaşım olarak tanıtmam da… neden kızdığını anlıyorum. Sevgilim olduğunu söylemem gerekirdi.
    Suat onun dudaklarına minik bi öpücük kondurdu
    Zenan suatın gözlerini içine baktı. Suat onun biricik sevgilisiydi. Birbirlerini seviyorlardı. Onun sevgisinden şüphe etmesi anlamsızdı. Sonra birden gülmeye başladı.
    S: komik olan ne?
    Z: ah, suat! Senin gibi bir cerrahın böyle çıplak ama ayağında çorapla yatması biraz komik gözüküyorda.
    Suat doğrulup ayaklarına baktı.
    S: gülme senin yüzünden oldu. Gülme dedim bak!.....sen gel bakayım buraya
    Z: suat gelme üstüme …. Suat dedim… he he he.. yapma yaw!

    Gerisi +18
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 17, 2008 9:31 pm

    S: hadi bakalım uykucu. Hazırlanman tam 1 saatin var.

    Zenan gözlerini açıp suata gülümsedi. Ama suatın çoktan giyindiğini görünce kaşlarını çattı. Zenan başını yastığın altına soktu

    Z: oyun bozan! (Diye söylendi.) çalışman gerekiyorsa sen git çalış, ama ben yataktan çıkmam.

    S: üzgünüm ama planımızda bir değişiklik oldu.
    Z: ne?
    S: hadi zenan çabuk ol. 2 saat sonra türkiyeye kalkacak uçakta yerin ayrıldı.

    Z: ne? Hani yarın dönecektik ( zenan yatağın içinde oturdu.)

    S: birkaç toplantı daha çıktı. Benim biraz daha burada kalmam gerek

    Z: benim iznim var ben niye seninle kalmayıp eve dönüyorum söyler misin?

    S: seni buraya getirmem zaten bir hataydı. istanbulda daha emniyette olacaksın.
    Burada senin gibi bir kız için servet ödemeye hazır bir yığın erkek var

    Z: suat biraz abartmıyor musun? Ne yani beni bu otelden kaçıracaklarını düşün müyorsun heralde?

    S: tartışacak vaktim yok zenan. Burada kalmanı istemiyorum. Söylediğim gibi evde daha güvende olacaksın. 50 dakikan kaldı

    Zenan hırsla yataktan kalktı banyoya koşarak gitti. Suatın bu dediğim dedik tavırlarına çok sinirleniyordu. Hafta sonunda arkadaşı elayla izmirde buluşacaklarını gayet iyi biliyordu. Ama şimdi apar topar istanbula geri dönmesini istiyor. Kendisini karısı gibi evde beklemesini istiyordu. Ama küçük bir ayrıntıyı unutuyordu. Onun karısı değildi.

    Z: hazırım! gidebilirim artık.

    Asansöre bindiler. Suat kolunu zenanın beline doladı. Zenanı öpmek için eğildiğinde zenan kafasını hızla öteki tarafa çevirdi. Beklide bir süre ayrı kalmaları iyi olacaktı. Asansörden indiler ve zenan kendisini bir anda otelin önünde bulunan arabanın arka koltuğunda buldu.

    (yolda)
    Z: beni havaalnına götürmek için değerli vaktini ayırmandanşeref duymam gerekiyor herhalde.( diye söylendi böyle apar topar geri gönderilmesi gerçekten gururunu incitiyordu)

    Suat kolunu onun omzuna doladı

    S: benim tatlı, asi, melekler kadar güzel sevgilim. Lütfen kızma

    Z: kızgın değilim sadece üzgünüm.(kızgın değil sadece sinirden kuduruyo) seninle birlikte yaşamaya başladığımda beri tek bir gece bile ayrı kalmadığımızı fark ettim birden. Seni özleyeceğim.

    Suat onu kendisine doğru çekerek kollarının arasına aldı.

    S: bir geceliğine bile senden ayrı kalmak benimde hoşuma gitmiyor. Bunu bildiğine eminim aşkım. Dün o kadar kızmamın nedeni işl ilgili problemler çıktı.

    Z: suat bunu neden anlatmadın bana? Her sıkıntını benimle paylaşabileceğini bilmen gerekir. Ayrıca aptalda değilim işle ilgili sorunlarını anlaya bilirim.

    S: senin aptal olmadığını ikimizde biliyoruz. Zekanada hakaret etmem ayrıca.ama anlamaya çalış. Yıllardır hep yalnızdım. Şimdi böyle bir beraberliği sürdürmem pek kolay olmuyor. Yinede hatalarımı düzeltmek için gayret edeceğime söz veriyorum.

    Z: bana sorunu anlat suat . bazen sorunu bir başkasına anlatmak bile çözümüne yardımcı olur

    S: 25 yaşında üniversiteden yeni mezun olmuştum. Asistanlığımın ilk aylarında bir akşam tv seyrederken afrikada bir ülkede (hangi ülke olduğuna siz karar verin artık) insanlar yemek ve ilaç bulabilmek için çırpındıklarını gördüm. Bunun için her yıl ölen binlerce insanı düşün. Bunlar için bir şeyler yapmaya karar verdim o an. Ama o an bu anmış. Bu toplantı iyi bir şekilde giderse ve istediğimi alırsam bu şeyhle birlikte orada bulunan bir çok kişiye ilaç ve yemek yardımında bulunup sağlık kontrollerini yapmak için onların ülkelerine birer sağlık kuruluşu kurmayı düşünüyorum. Buna benim ülkeminde bir çok yerleri dahil olacak. Hem de hastanemizin adı duyulacak.

    Zenan büyülenmiş gibi suata bakıyordu.karşısında hiç tanımadığı yepyeni bir suat duruyordu. İlk defa ona hayatından ideallerinde söz ediyordu.ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcıydı bu. Ona duyduğu aşkın ve hayranlığın daha da güçlendiğini hissetti.

    S: şimdi beni anlıyorsun dimi zenan? Benimle kalmanı ne kadar çok istersen isteyeyim, kafamı işten başka hiç bir şeyle meşgul etmemek zorundayım.

    Z: sen yanımda olduğunda işimi sadece düşünmekte zorlanıyorum, aşkım. Ama evde beni beklediğini bilirsem, bir an önce sana kavuşmak için burada çok daha ciddi çalışabilirim

    Bu sefer uzanıp onu öpen zenan oldu.

    Z: anlıyorum aşkım. Dönmeni sabırsızlıkla bekleyeceğim.

    S: ben de zenan, ben de senin için yapamayacağım bir şey olmadığını biliyorsun dimi?

    Zenanın yüreği mutlulukla doldu. Bu sözler suatın ona duyduğu aşkın ispatıydı. 15 dakika sonra uçağa bindiğinde suatın onu çılgınca sevdiğinden hiç şüphesi yoktu….

    İki hafta sonra tam tersini düşüneceği aklının ucundan bile geçmiyordu…
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 17, 2008 11:55 pm

    4. bölüm
    Zenan yavaşça gözlerini açıp gerindi. Suatın birkaç sürecek işleri uzamış aradan neredeyse 2 hafta geçmişti. Suata duyduğu özlem her geçen gün daha dayanılmaz bir hal alıyordu. Duşa girdi çıktıktan sonrada elayı aradı ve İzmir e gidemeyeceğini bildirmişti en yakın arkadaşına. Öte yandan suat hergün zenanı aramıştı. Bugün zenanın izin günüydü.

    (nazife 60 li yaşlarda evin hizmetçisiydi aynı zamanda suatın dadısı. Muzaffer nazifenin kocası ve evin alış veriş işleriyle ilginen kişi)

    N: zenan hanım kahvaltı hazır
    Z: hemen geliyorum

    Üstüne beyaz bi şort ve pembe bir tşört geçirdi. Yatak odasından çıkarken o arada kapı zilini duydu. Beklenmedik ziyaretçiyi görmeden önce sesini duydu. Konuşulanları duyuyordu ve iyice öfkeleniyordu.

    Sedef: tanrım! Suat seni ve o işe yaramaz kocanı şimdye kadar çoktan sepetlemiştir diye umuyordum. Suat geldiğimi haber ver. Banada içecek soğuk bişeyler getir. (zıkkımın kökünü iç) salonda bekliyorum.

    Zenan merdivenlerden inmeden önce aşağıya baktı. Açık kapının önünde duran nazife nin yüzünde şaşkın bir ifade vardı. Nazife yanından geçip içeri giren kadına gizleyemeiği bir nefretle bakıyordu. Sedef 30 lu yaşlarda ufak tefek esmer kadın bir moda dergisinden fırlamış gibiydi. Kıyafeti , lüks bir kuaförün elinden çıktığı belli olan topuzu , makyajıyla son derece şık ve zarifti. Kendinden emin küstah bir bakışı vardı.Zenan buz gibi bir tavırla kadının yolunu kesti.

    Z: özür dilrim ben yardımcı olabilir miyim?

    Se: hiç sanmam. Suatı görmeye geldim. Şimdi önümden çekil ve o aptal yaşlı kadına bana soğuk bişeyler getirmesini söyle.

    Zenanın yüzü hiddetten kıpkırmızı olmuştu. Hayatında bu kadar küstah ve kibirli birini görmemişti.

    Z: suat evde değil. O yokken evin idaresinden ben sorumluyum ve size derhal evi terk etmenizi söylemek zorundayım. Nazife bu evin direği . davetsiz misafirlerin hakaretlerini dinleyemez.

    Se: benimle böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin? Adım Sedef Yaşar . babamda bir bakan.

    Z: babanızın size en önemli nezaket kurallarını öğretmesi gerekirdi. Şimdi bir sakıncası yoksa nazife hanım size yolu göstersin.

    Kadının yüzü öfkeden bir anda karardı.

    Se: suat bu davranışını öğrenecek seni yosma. Seninle ilgili her şeyi , suatın yatağını ısıtan son kadın olduğunu öğrendim zaten. Üç kuruşluk aklın varsa eşyalarını toplayıp bu evi terk edersin hamen. Suat döndüğümü öğrenince seni kapının önüne koyacak zaten.

    Z: defol!
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Nis. 17, 2008 11:56 pm

    Se: gidiyorum ama yine gelicem. Biraz aklın varsa söylediğimi yap. Yap da kendini sonra çok daha utanç verici duruma düşürme.

    Sedef hırsla dönüp odadan çıktı. Dizleri titreyen zenan merdivenin en alt basamağına çöküverdi.

    Z: bu cadı kim?

    N: sedef yılmaz. Babası bakan. Aynı zamanda karşımızdaki villanın sahibi.

    Z: demek kovduğum kişi en yakın komşumuz.

    N: beni savınduğun için onur duydum zenan. Ama kendi iyiliğin için böyle davranmamanı tavsiye ederim. Sedefi kızdırmanın sonucu pek iyi olmaz.

    Z: o bana bişey yapamaz.

    N: pek emin değilim. Gel hadi kahvaltını bahçeye hazırladım. Sen yerken bende açıklamaya çalışayım

    Z: neyi açıklayacaksın?

    Bahçeye çıkıp zevkle hzırlanmış masaya oturan zenan ne kadar acıktığını fark etti. Tabağını doldurdu.

    Z: tepemde dikileceğine otursana . …….. eeee kim bu sedef? Bu esrarengiz havalar kaygılar ne anlama geliyor.?

    N: önce senden bi konuda özür dilemek istiyorum. Suatla birlikte buraya ilk gelişinde bundan hoşlanmamıştım. Suat daha önce bu eve hiç kadın getirmrmişti. Ben yaşlı bir kadınım. Modern hayatı anlayamıyorum. Neyseki birbirinize aşık olduğunuzu anlamam zaman almadı. Günün birinde evleneceğinizi ve bu evin yine çocuk kahkahalarıyla dolacağını bildiğim için seviniyorum.

    Z: bende bunu umuyorum. Diye mırıldandı. Utançtan kıpkırmızı kesilmişti ama nazife hanım da kendisiyle aynı inancı paylaştığını öğrendiği için sevinmişti.

    N: suatı daha önce hiç bu kadar mutlu görmemiştim. Onu bebekliğinden beri tanıyorum. Elimde büyüdü. Tek hatası bir kadına bağlanmaktan ölesiye korkması. Genelde dedikodu yapmam ama suatın neden böyle bir insan haline geldiğini öğrenmenin hakkın olduğunu düşünüyorum

    Zenan çatalını masaya bıraktı. Gözlerini merakla nazife hanıma dikti.

    Z: hadi, anlatsana

    N:………
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Cuma Nis. 18, 2008 6:39 pm

    5. bölüm

    Z: hadi anlatsana

    N: annesi, amerikada çalışan bir adamla kaçtığında suat daha 8 yaşındaydı. Babası perişan oldu. Hiçbir zamanda kendisini tam anlamıyla toparlayamadı zaten. Zavallı suat neler olduğunu , annesinin onu görmek için bir daha neden gelmediğini hiç gelmediğini anlayamadı. Ben ona annesinin yerini aratmamaya çalıştım , ama bu arada hıröın ve içine kapanık bir delikanlı oldu. Babası sürekli kadınlara, özellikle kendi karısına, yani suatın annesine beddualarda bulunması durumu dahada kötüleştirdi.

    Z: ne korkunç!

    N: evet ama daha korkuncunuda yaşadı. Sedefi gördün. Nasıl biri olduğunu anladın. Her neyse, böyle komşu villalarda yaşayan ailelerin başına gelen şey burada da tekrarlandı. Sedef ile Suat arkadaş oldular. Suat üniversite öğrenimi için Ankara ya gittiğinde haberleşmeye devam ettiler ve sonunda nişanlandılar. Her iki ailede bu durumdan memnundular. Suat kızın her şeyiyle yakından ilgileniyordu. Ama benim içim rahat değildi. Suat üniversitedeyken sedef sık sık Antalya ya roma ya vs. gezmeye gidiyor, zengin erkeklerle gününü gün ediyordu. Dedikodu alıp yürümüştü, ama suat ondan hiç kuşkulanmadı.

    Zenan şaşkına döndü az önce evden kovduğu kadaın bir zamanlar suatın nişanlısıymı. Kulaklarına inanamıyordu. Suat bir zamanlar o cadıya aşıktı ve bundan zenana hiç söz etmemişti. Suat hakkında bilmediği daha neler vardı acaba?

    N: suatın babası öldüğünde düğün gününü bile belirlemişlerdi. Ama her şey birden değişti. Sedef, suatın babasının ardında bir yığın borç bıraktığını, lüks yaşam tarzını sürdürmesinin mümkün olmayacağını anladı. Düğünden bir süre önce Urfalı çok zengin bi iş adamıyla kaçtı. Üstelik adamın karanlık işler çevirdiği söyleniyor.

    N: her neyse, anlaşılan Urfalı şimdi kendisine daha genç , çocuk doğurabilecek bir kadın bulmuş ve sedef te 2 gün önce eve geri dönmek zorunda kalmış. Bütün bunları seni uyarmak için anlatıyorum zenan. Suat seni seviyor. Kendini bu fikre alıştırdığında seninle evleneceğinden de eminim. Ama sedef konusunda ihtiyatlı ol. Suatın yanındayken çok tatlı ve masum bi kadın olduğunu zannedersin. Ama suat olmadığında insanlara nasıl davrandığını kendi gözünle gördün. Tam bir şeytandır, ama zekidir de.

    Zenanın düşünebildiği tek şey suatın o korkunç kadınla bir zamanlar beraber olduğuydu. Suatın sedef ile seviştiğini, şimdi kendisini nasıl okşuyorsa bir zamanlar onuda aynı şekilde okşadığını düşündükçe kıskançlıktan deliriyordu. Yıllar öncesindeki bir ilişkiyi böyle kıskanmasının saçmalık olduğunu biliyordu, ama duygularını engelleyemiyordu.

    Z: merak nazife hanım. Suat artık çok daha tecrübeli ve olgun bir insan. Kimsenin kendisini ikinci defa kandırmasına izin vermez.

    S: demek hayatta en çok değer verdiğim iki kadın yokluğumda böyle zaman geçiriyor. Çay içip dedikodu yapıyorlar demek.

    Zenan heyecanla yerinden fırladı. Suat… suat bahçeye açılan kapının pervazına dayanmış onlara bakıyordu. Mavi gömleğinin yakası açık ceketi onuzunda duruyordu. O kadar yakışıklı o kadar çekiciydi ki…
    Zenen koşup boynuna atıldı.

    Z: geleceğini dün akşam telefonda söylememiştin

    S: sana sürpriz yapmak istedim aşkım.

    Suatın öpüşü o kadar ateşliydiki zenan her şeyi unuttu. Hatta nazifeyi bile unuttu.
    Sonunda başını kaldırıp.

    S: fena bi karşılama sayılmaz. Bundan benhi özlediğin sonucuna varabilir miyim, ne dersin?


    En son mat_fatos tarafından Cuma Nis. 18, 2008 6:48 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Cuma Nis. 18, 2008 6:40 pm

    Z: hemde nasıl!
    Suat bir adım geri çekildi.
    S: peki unuttuğun bişey yok mu?
    Z: sadece seni çok özledim. Başka bir şeyin önemi yok.
    Z: suat?
    S: bundan emin misin?
    Z: elbette. Ne var suat? Bir şey mi oldu?
    S: yok bişey. Bişey olmadı… ama zavallı nazoşumun kalp krizi geçirmesini istemiyorsan. Beni öpmekten şimdilik vazgeç. (sonra zenanın kulağına fısıldayarak) buna bi itirazım yok tabii. Dubaide teklif ettiğin öğlen uykusuna şimdi yatmamızın iyi olacağını düşünüyorum.

    Zenan yaşlı kadını tamamen unutmuştu.başını çevirdiğinde nazifenin ne yapacağını birmez bir şekilde
    Z: sanırım haklısın. Nazoşun daha fazla huzursuz olmasını istemem. Ayrıca birden kendimi çok yargun hissettim. Biraz uyuyup dinlensek iyi olacak sanırım.

    ( odada)

    S: sana taptığımı biliyorsun dimi?
    Z: bende sana tapıyorum suat.
    S: seni izmire götürmeden önce hastanede bitirmem gereken işler var.
    Z: ciddi misin?
    S: evet. Götüreceğime söz vermiştim. Ben sözümü tutarım.

    Zenan bu adama ne kadar aşık olduğunu bir kere daha anladı. Sevgilisi dönmüştü ve sözünü tutup onu izmire götürecekti. Çünkü onu seviyordu.
    Gerisi +18

    Daha sonra ki birkaç gün zenan mutluluktan uçuyordu. Birlikte kahvaltı ediyorlar birlikte işe gidiyorlardı. Ama akşamlarını birbirlerine ayırıyorlardı.
    Zenan arada kaçamak bakışlarla suatı süzüyor, ne kadar mutlu olduğunu görünce içi içine sığmıyordu. Sanki cennetteydiler….

    Zenan valizini hazırladıktan sonra merdivenlerden inmeye başladı. Ertesi sabah 9 uçağına yetişecekler ve cumartesi günü öğle yemeğinde izmirde olacaklardı. Elaya telefon etmiş ve Pazar günü zenanın izmirdeki evinde buluşmak için sözleşmişlerdi.

    S: zenan!
    Z: suat erken döndün
    S: ne yazık ki senin aptalca davranışını engelleyecek kadar erken dönmemişim!
    S: bana masum numarası yapma zenan. Bu tür oyunlarla kandırılamayacak kadar olgunum.
    Z: lütfen suat ne oluyor?
    S: çalışma odama gel….. hemen!
    S: sen ne halt ettiğini sanıyorsun?
    Z: va…valizimi topluyordum
    S: anlamamzlıktan gelme zenan! Soruma cevap ver!
    Z: ben…ben…
    Suata ne olmuştu birkaç saat önce hastanede gördüğü adama ne olmuştu?
    S: komşularıma hakaret etmek, bir dostumu evden kovmak hakkını kim verdi sana?

    Zenan yüzünün bembeyaz kesildiğini hissetti. Sevdiği adam tarafından böyle aşağılanmak sanki beynini uyuşturmuştu.

    S: böyle bir şeye nasıl cesaret edebildin? Hangi hakla?
    Z: hangi hakla mı?
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir C.tesi Nis. 26, 2008 5:38 pm

    6. bölüm
    Bu sözler zenanın beyninde yankılandı. Aynı evde yaşayan iki sevgilinin ilişkilerini değerlendirme konusunda suat ile farklı düşünüyorlardı anlaşılan. Şaşkınlığı yerini hiddete bıraktı. Suat onu emrindeki çalışanı gibi azarlıyordu.
    Sırtını dikleştirerek suatın gözlerinin içine baktı. Gayet soğuk ve sakin bir sesle..

    Z: ciddi bir ilişkimiz olduğunu ve senin yokluğunda evinde uygun gördüğüm şekilde davranabileceğimi düşünmüştüm. Seni yanlış anladıysam, özür dilerim!

    Suat bir an ilkildi. Davranışından utanmış gibiydi.

    S: evet, evet ama yinede komşularıma hakaret edemezsin. Ama özrü benden değil sedeften dile.

    Z: anladığım kadarıyla sedeften o korkunç kadından bahsediyorsun. Eve daldı ve zavallı nazife hanıma anlatılamayacak kadar kaba davrandı. Bende aklı başında her insanın göstermesi gereken tepkiyi gösterdim ve evi terk etmesini söyledim. O kadından özür dileyeceğimi sanıyorsan, çok yanılıyorsun… çok beklersin!

    S: saçmalama zenan. Mutlaka yanlış anlamışsındır. Nazoşa takılıyordur. Sedefi çocukluğumdan beri tanırım. Senin aksine hiç kimseyi bilerek ve isteyerek kıracak biri değildir o.

    Z: benim söylediklerime değil de yıllardır görmediğin eski nişanlının söylediklerine inanıyorsun demek.

    S: nazoşun ben yokken dedikodu yaptığı anlaşılıyor. Tahmin etmem gerekirdi. Sedefi kendine rakip gördün ve kıskançlıktan delirdin. Çok çocukça bir davranış bu.

    Z: saçma! O kadının eski nişanlın olduğunu o gittikten sonra öğrendim. Sen anlatma zahmetine bile katlanmadın.

    S: eski ilişkilerim! Seninde dediğin gibi eskide kaldı. Sen bugünü düşün. Hem yarım saat sonra sedef ve babası yemeğe geliyorlar.

    Zenan sinirden kaskatı kesildi.

    Z: sen mi çağırdın?

    S: evet o günkü davranışın için sedeften özür dilemeni istiyorum. Umarım uygar insanlar gibi keyifli bir yemek yeriz.

    Z: asla! Öleceğimi bilsem özür dilemeyeceğim.

    S: görüşürüz. (sonra onu yatıştırmak için gülümsedi) şu an çok gerginsin. ( elini uzatıp zenanın yanağını okşadı) git sende üstüne daha uygun şeyler giy.

    Z: hayır! Söylediklerini yapmayacağım

    S: seninle tartışmak istemiyorum. Boşuna zaman kaybediyoruz. Nazoşa söyle yemekte dört kişi olacağız.

    Zenan sinirden kuduruyordu. Suatın ona yaptıklarının acısın yemekte çıkaracaktı.

    Bakalım akşamki yemekte neler olacak
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Salı Nis. 29, 2008 8:45 pm

    7. bölüm
    Zenan hırstan titreyerek suatın arkasından baktı. Zenan sırf ona duyduğu aşk yüzünden sahip olduğu ahlaki değerleri bile bir kenara bırakmaya razı olmuştu. Ama sırf o istedi diye gururunu ve kendine saygısını kaybetmeyecekti.
    Zenan tuvalet masasının aynasında kendisini inceledi görünüşü berbattı. Ama durumu kurtarabilirdi. Zenanın inadı inattı. Suatı kızdıra bilecek kadar açık bir kıyafet giymişti. Siyah kumaş pantolon ve üzerine de kırmızı bir bluz. Saçlarını da her zaman ki gibi yapmış ve kıyafetine uyan çok şık bir bant takmıştı. Topuklu siyah ayakkabılarını da giymişti.
    Önden bakıldığında çok sade bir kıyafeti vardı. Ya arkadan bakıldığında?
    Bluzu belkemiğine kadar açıktı ve sırtının bütün güzelliği ortadaydı. Suat kuduracaktı. oh olsun ona! Zenan aynaya bakarken kapı zilinin çaldığını duydu. Aheste adımlarla kapıya yöneldi. Ve işte her şey başlıyordu!

    Yemek tam bir felaketti!
    Suat onları tanıştırırken
    S: sedef sanırım zenanı tanıyorsun, zenan, bu beyefendi de sedefin babası çalışma bakanı Necati yaşar.
    Dedi ve onları tanıştırdı.
    Bakan Necati zenanın elini hemen dudaklarına götürdü ve ıslak bir öpücük kondurdu. Zenan elini çekmek istemesine rağmen bakan gereğinden uzun tutmakta kararlıydı. Suata yan gözle bakan zenan bunu yaptığına pişman oldu. Suat elbisenin sırt dekoltesini görmüş ve öfkeli bakışlarını zenana dikmişti.
    Bakan: kendine bu kadar güzel bi arkadaş bulduğun için çok şanslısın ,suat
    Dedi bakan yılışık bir ifadeyle. Kıpkırmızı kesilen zenan yardım istercesine suata baktı. Suat onun neler hissettiğini anladı ve yatıştırmak için zenanın sırtını okşadı.
    S: biliyorum Necati bey, zenan benim….
    Suat cümlesini tamamlayamadan sedef araya girdi.
    Se: suat, hayatım, açlıktan ölüyorum. Nazoşun yaptığı yemekleri özledim.
    Dedi ve yemek masasına doğru yürüdü.
    Suat yemek masasının başına oturdu. Sedefte sağ tarafına oturdu hemen. Sol taraf zenana kalmıştı. Zenanın hemen yanına da bakan oturdu.
    Daha sonra 1 saat boyunca yaşlı bir çapkın olduğu ortaya çıkan bakan zenana kelimenin tan anlamıyla ıstırap çektirdi. Açıkça zenanla flört etmeye çalışıyordu. Bu durum suatı çileden çıkarıyordu. Ama misafirlere ayıp olmasın diye bişey diyemiyordu. Bakan zenana ailesi ve gelecek hakkında tam bir ahiret sorusuna çekiyordu. Bu arada sedefte iyice suata el koymuştu.
    Nazoş tabakları toplamaya geldiğinde bakan elini zenanın bacağına koymaya çalıştı. Bir anda kontrolünü kaybeden zenan bakanın ayak bileğine sıkı bi tekme indirdi. Bakan acıyla inleyince zenan güldüğünü belli etmemek için öksürüyormuş gibi yaptı. Kart zampara hak ettiği cezayı bulmuştu.
    S: her şey yolunda dimi zenan?
    Bakan: evet, elbette oğlum. Nazoşun yemekleri her zamanki gibi mükemmeldi.
    S: beğendiğine sevindim.
    Se: suat baksana zenanın konuşma şekli tam bir halk şivesiyle konuşuyor. Sürekli nazoş ile dedikodu yapmaktan şivesi bile değişik
    S: ben zenanın aksanını seviyorum. Hem Türkçeyi senden ve benden daha iyi konuşur o! Böyle düşünmen çok saçma!
    Zenan zafer çığlığı atmamak için kendini zor tutuyordu. Suat nihayet zenanı sedefe karşı korumuştu.
    Se: sendeki en hayran olduğum yön fazlasıyla anlayışlı olman. Keşke sendeki hassasiyetin onda biri kocamda olsaydı. O zaman onu terk etmek zorunda kalmazdım. Zenan, suat gibi sırtını yaslayabilecek bir erkek bulman ne kadar güzel. Benim hiç dostum yoktu. Kocamdan kaçarken bile her şeyi kendi başıma halletmek zorunda kadım.
    Zenan bu kadının hakaretini daha fazla sindiremeyeceğini anladı.
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Salı Nis. 29, 2008 9:27 pm

    Z: öyle mi? Ben tam tersine , kocanın seni genç bir kadın bulduğu için terk ettiğini duymuştum!
    S: zenann! Sedefin evliliğinin bu yemekte konuşulabilecek bir konu olduğunu sanmıyorum.
    Z: konuyu ben açmadım, o açtı.
    Se: yoo, önemli değil suat. İnsanın hatasını kabul etmesi zor olmuyor. Ama hata yaptığında da (bakışlarını zenana çevirerek)derhal çekip gitmesi lazım bence.
    Zenan yüzüne sahte bi gülümseme yerleştirip sedefe baktı.
    Z: kocandan ayrılırken çocuklarını geride bırakmak zor olmadı mı? 14 yıllık evli olduğuna göre çocukların pekte büyümüş olamaz.

    Zenan sedefin çocuk yapmadığını biliyordu. Ama Zenanın sürekli sedefin üzerine gitmesi suatı iyice çileden çıkartmıştı.
    Se: tanrıya şükürler olsun ki, çocuk sahibi olmak için acele etmemişim. Hiç olmazsa bu konuda akıllıca karar vermiş olduğum ortaya çıktı.

    Nazoş bu arada tatlı ikramında bulundu. Zenan yemeğin daha fazla tatsızlık yaşanmadan sona ereceğini düşünmüştü ki sedef yine yapacağını yaptı
    Se: nefis bi yemekti, suat. Yeniden böyle birlikte olduğumuz için ne kadar sevindiğimi anlatamam… özelliklede geçen günkü şu küçük tatsızlıktan sonra…
    Sedef gözlerini zenana dikti. Suat zenana baktı. Sedeften özür dilemesini istediği her halinden belliydi. Ama zenanın tek laf etmeye niyeti yoku. Suat öfkesini belli etmeden sedefe döndü.
    S: evet, zenan senin kim olduğunu bilmiyormuş. Daha sonra oda bu olaya çok üzüldü. (daha sonra zenana döndü) öyle değil mi, canım?
    Masada tam bi sessizlik oldu. Diğer 3 kişi gözlerini zenana dikmiş , onun cevabını bekliyordu. Zenan yavaşça sandalyesini geri itip ayağa kalktı.
    Z: lütfen beni bağışlayın…
    Zenan sedefin gözündeki zafer ışıltısını fark etti. Zenanın gerçekten özür dileyeceğini sanıyordu. Ama yanıldığını zenanın konuşmasına devam ettikten sonra anladı.
    Z: bugün çok yorgunum. Ama benim yüzümden gecenizin tadı kaçmasın. Üçünüzün konuşacak çok şeyi olmalı. Nazoşa kahve servisi yapmasını söylerim. İyi geceler Necati bey, iyi geceler sedef.
    Zenan mutfaga girdiğinde nazife hanım telaşlandı birden.
    N: bişeyi mi getirmeyi unuttum?
    Z: sakin ol nazoş. Kahve servisine başlasan iyi olur. Üç kişilik hazırlayacaksın. Ben kahvemi burada içeceğim. Sorarlarsa yattığımı söylersin.
    N: ama… bunu yapamazsın…
    Z: yapacağım. Lütfen , soru sorma nazoş, en azından şimdilik.
    Mutfaktaki sadalyeye kendini bırakan zenan kollarını masaya dayayıp başını ellerinin arasına aldı. Büyük kabalık ettiğinin farkındaydı, ama o iki iğrenç insanla yemek yemek isteyen kendisi değildi. Ya suat? Ona yardım etmesi gereken yerde, onun sedeften özür dilemeye zorlamıştı. Nazoş mutfağa döndüğünde
    Z: her şey yolundamı? Diye fısıldadı.
    N: kahvelerini içiyorlar. Ama suat çok kızgın. Sedefin kim olduğunu sana anlatmıştım. Keşke böyle yapmasaydın.
    S: komşularımla ilgili dedikodu yapman için maaş ödemiyorum sana!( iki kadın irkilerek kapıya baktı) senin uykun gelmedi mi nazoş? Benim zenan ile konuşacağım şeyler var.
    Nazoş kendi odasına gitti.
    S: kimse, hiç kimse, beni kendi evimde bir budala durumuna düşüremez!
    Z: suat, seni budala durumuna düşürmeyi hiçbir zaman istemadim. Bu durumu yaratan sensin. O kadından özür dilemeyeceğimi sana defalarca söyledim. Bana inanmadığını biliyorum ama yemin ederim nazoşa davranışı korkunçtu. Bana inanmıyorsan nazoşa sor.
    S: nazoşun kulakları ağır işitir. Senin yanlış anlamış olabileceğin, yanılmış olabileceğin hiç aklına gelmiyor mu?
    Z: demek ben yanlış anladım. Üstelik nazoşta sağır ha!
    Zenan iyice delirmişti. Sesini yükselterek söylüyordu bunları. Suatın gözünde hiçbir değeri yoktu… onu şımarık bir çocuk ve kendini eğlendirecek bir kadın olarak görüyordu, hepsi o kadar.
    Z: eski nişanlının bana ve nazoşa hakaret etmesini normal karşılıyorsun! O kadının benim için kullandığı tanım ‘para avcısı’ydı. Kart zampara babasına bütün gece masanın altında bacağımı çimdiklemeye çalıştı. Ve ben sırf sana bağlılığımı göstermek için onlardan özür dileyeceğim, ha!
    Zenan hızla kapıya doğru yürüdü, çıkmadan önce dönüp ona baktı.
    Z: üzgünüm. Şerefimi ayaklar altına seremem… senin için bile yapamam bunu, suat. İyi geceler.
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Perş. Mayıs 01, 2008 12:00 am

    8. bölüm
    E: Allah aşkına, zenan, hiç durmadan dolaşıp tırnaklarını yemekten vazgeçip bir yere oturur musun artık? Ben sana kendimle ilgili her şeyi anlattım, ama sen daha tek bir kelime bile etmedin. zeyno bir saate kadar döner. O gelmeden önce neler olduğunu anlatsana artık.(bu arada zeyno elanın ev arkadaşı)
    Zenan arkadaşının yanına oturdu. Suat ile yaşamaya başladığından beri elada evini buket adında bir kızla paylaşmaya başladı. Üniversite son sınıf öğrenciydi zeyno, üst katta oturan cenkinde nişanlısıydı. 10 gün sonrada düğünleri vardı.
    Zenan gözlerini elaya çevirdi. Arkadaşının gözlerindeki endişeyi fark etti ve gülümseyerek
    Z: anlatacak çok fazla bişey yok , ela. Cuma günü suatta benimle izmire gelecekti, ama son anda işi çıktı.
    Keşke her şey bu kadar basit olsaydı… Perşembe akşamı zenan mutfaktan çıkıp misafir yatak odasına gitmiş, orada yatmıştı. Suatın peşinden geleceği umutları boşa çıkmıştı. Tam tersine suat ertesi sabah soğuk bir sesle izmire gelemeyeceğini, istanbulda biraz daha kalması gerektiğini söylemişti. Yeni yapılacak olan projeler için bakan necati beyle biraz konuşması gerektiğini söylemişti. Demekki bakana olan saygısı bundandı. Her şeye rağmen İzmir deki evinde sultan hanımın onu beklediğini ve kendi işleri bitene kadar zenana onu o evde beklemesini söylediğinde , zenanın içi biraz olsun rahatlamıştı… yinede havaalanında onu uğurlarken suatın dudaklarına kondurduğu öpücük buz gibiydi.
    E: heyyy, benim arkadaşın ela, unuttun mu? Kimi kandırıyorsun sen? Yüzün bembeyaz, gözlerinde şiş… büyük aşkınla işler yolunda değil mi yoksa? Anlat bana. Arkadaşlar böyle günler içindir.
    Zenan gözlerine dolan yaşları daha fazla engelleyemedi.
    Z: baştan beri çok haklıydın. Bir erkekle aynı evde yaşamak bana göre değil. Suatın yanına taşınmamam için beni çok uyardın. Evleneceğimizden o kadar emindim ki…
    Zenan ağlayarak arkadaşına son haftalarda olan olayları, korkularını ve endişelerini anlattı.
    E: doğrusunu istersen anlattıklarında endişelenecek bişey yok. Sonuç olarak önce Dubai de sonra istanbulda 2 kere kavga etmişsiniz. Ayrılacağınızı göstermez bu. Unutma bu daireyi satmanı isteyen suattan başkası değildi. Bu arada tesadüfen birde alıcı bulduğumu söyleyeyim sana.
    Suat zenana bu daireyi satmasını alacağı paraylada istanbulda bir ev almasını söylemişti
    Z: beklide burayı satmam iyi bi fikir değil.
    E: yapma zenan! Suat daha iki gün önce onun evinde kalmanı istemiş. Senden bıkan bi adam bunu istemez
    Z: gerçekten böylemi düşünüyorsun?
    E: istanbuldaki evde yardımcı olan kadında aynı şeyleri söylemiş sana. Suatın seninle evleneceğini, ama biraz zamana htiyacı olduğunu anlatmış. Aslında sorunun çözümü çok basit. Burada kendini yiyip duracağına ilk gördüğünde sen ona evlenme teklif et.
    Z: yooo, olmaz. Bunu yapamam.( zenan gülümsemekten kendini alamadı) böyle bir şeye cesaret edemem.
    e. allahım! Sen her zaman kendinden emin, istediğini elde etmek için şartları zorlamaktan çekinmeyen bir insandın. Bir yıl içinde kendi işimizi kuracak, kendimize bir klinik açıcaktık. Ama o adama aşık olduğundan bei ondan başka bir şey düşünemeyen, biri oldun çıktın. Bu hoş ve boş hayat daha ne kadar sürecek?
    Gerçeği kabul etmek zordu, ama zenan arkadaşının haklı olduğunu biliyordu. Deliler gibi aşık olmanın verdiği sarhoşlukla kaygısız ve lüks bir yaşantı ilk başta hoşuna gitmişti. Ama otel odalarında yada İstanbul daki evde suatı beklemekle geçen günler, bu hayatı sorgulamaya başlamasına yol açmışı.
    E: hadi zenan korkaklığı bırak. Hangi çağda yaşıyoruz? Suat geldiğinde sen ona evlenme teklif et. Yoksa, daha yıllarca, endişeyle kıvranmaktan başka bir şey yapamayacaksın. İstediğin bu mu?
    Kesinlikle bu değildi. Zenan mırıldandı.
    Z: haklısın.
    E: nihayet gerçekleri görmeye başladın galiba! Hadi bakalım, git biraz kendine çeki düzen ver de, dışarı yemeğe gidelim. Yakında evleneceğine göre bunu şimdiden kutlayalım.
    Zenan gülerek baktı arkadaşına.
    Z: sen delisin ela. Ama seni çok seviyorum.


    Hoş bir restoranta gittiler. Yemeğin yanında biraz fazla kaçırdıkları şarap etkisini göstermiş, gecenin sonuna doğru her şeye güler hale gelmişlerdi. Nihayet bir taksiye binip eve döndüler. Ela daha içeriye girer girmez kanepenin üzerinde sızdı kaldı. Zenan da eski odasına gidip kıyafetleriyle birlikte yatağının üzerine kıvrıldı.

    E: kalk bakalım uykucu!
    Z: saat kaç? ( bunu gözlerini açmadan sormuştu)
    E: henüz yedi. Ama ben senin gibi değilim. Sekizde işte olmam gerekiyor. Kahve getirdim. Kendini nasıl hissediyorsun?
    Z: yarın sabah telefon eder sana haber veririm. O zamana kadar kendimi toparlayabileceğimi sanmıyorum.
    E: saçmalama! Herneyse benim çıkmam gerekiyor. Bu gece işin yoksa bana telefon et. Ama suat gelirse,sakın dün akşam verdiğin kararı unutma. Kendine güven ve ona evlenme teklifi et. Gerçekten anlattığın gibi bir adamsa , her şey yolunda gidecek.
    Ela her şeyi ne kadarda basitleştiriyordu. Arkadaşına gülümseyerek baktı.
    Z: tamam, merak etme. İlk uygun anda suata evlenme teklif edicem. Tatmin oldun mu şimdi?

    Ela odadan çıkar çıkmaz, zenanın yüzündeki gülümseme silindei. Kahve fincanını komidinin üzerine bıraktı, ve yataktan çıktı.
    Elanın tavsiyesine uyacaktı, ama nedeni başkaydı…
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Cuma Mayıs 02, 2008 11:04 pm

    9. bölüm
    Zenan duştan çıkıp bornozunu sırtına geçirdi. Öğleyin 1 de suatın evine döndüğünde sultan hanımın yüzündeki ifade canını sıkmıştı. Yatağının bozulmadığını fark eden kadın , zenanın geceyi evde geçirmediğini anlamış ve bundan hoşlanmamışa benziyordu.
    Kurulandıktan sonra kotunu ve beyaz bir penye giyip mutfağa gidip bir şeyler atıştırdı. Sonra oturma odasına dönüp raftan bir kitap aldı ve kanepeye uzanıp okumaya başladı. Birkaç dakika sonrada uykuya daldı.
    S: sen ne cehendemdesin?
    Zenan korkuyla gözlerini açtı. Kocaman bir el omzundan yakalamış sarsıp duruyordu.
    Z: suat, buradasın…
    Diye mırıldandı uykulu bir sesle. Yüzüne ister istemez bir tebessüm yayıldı. Onu tekrar görmek çok güzel bir duyguydu.
    S: ne yazıkki, sen dün gece burada değildin!
    Zenan bu sefer gerçekten uyandı.
    Z: suat!
    Sevgilisinin yüzündeki ifadeye bakılırsa , bir araya gelmekten mutlu görünmüyordu.
    S: inkar etmeye kalkma, zenan. Bütün gece seni telefonla aradım.
    Demek mesele buydu! Zenan biraz rahatladı.
    Z: açıklayabilirim
    Dedi ayağa kalkarken. Gözü birden yerdeki kitaba takıldı. Suat eğilip yerden kitabı aldı ve başlığı okudu.
    S: ’12 mazeret’ çok ilginç. Demek uygun bir mazeret bulmaya çalışıyorsun, öyle mi?....... seni zorla tutacak değilim. Ama ne yapacağını bana haber verme zahmetine katlanırsan, değerli samanımı seni bulabilmek için harcamak zorunda kalmam.
    Suatın küstahlığı zenanı deliye çevirdi. Günlerdir bu adam yüzünden acı çekerken, o şimdi kalkmış, sadece değerli zamanını boşa harcamaması gerektiğini söylüyordu!
    Z: özür dilerim, bu evden yazılı izin almadan çıkmamam gerektiğini bilmiyordum… dün gece elaylaydım.
    S: bütün gece mi? Sen beni ne sanıyorsun? Budala mı? Öğleden sonra eve geliyorum ve seni burada uyurken buluyorum.
    Z: biz…
    S: iyi bir aşık mıydı bari? Benimle sevişirken yaptıklarını onunla sevişirken de yaptın mı?
    Z: hayır, suat… biliyorsun ki…
    S: neyi biliyorum? Bütün gece seviştikten sonra çok yorgun göründüğünü mü? Yalan söylediğini yüzünden anlarım ben. Seviştikten sonra yüzündeki ifadeyi de iyi tanırım…
    Z: alçak! ( zenanın yüzü kıpkırmızı kesildi) geceyi ela ile birlikte geçirdim çünkü buraya gelemeyecek kadar sarhoştum. Çünkü senin yüzünden acı çektiğim için çok fazla içmiştim. Senin yüzünden neden acı çektiğimi de biliyor musun? Çünkü bana kafasız bir taşbebekmişim gibi davranıyorsun. Ela…
    S: ela… tahmin etmem gerekirdi. Benden hiçbir zaman hoşlanmadı o. Geceyi dışarıda geçirmenizde onun fikrimiydi?
    Z: bütün gece dışarıda değildik. 11 de eve döndük!
    S: o kızla neden arkadaşlık ettiğini hiçbir zaman anlayamadım……….
    Suatın öfkesi birden geçmiş gibiydi.
    S: yorgunum. Özür dilerim. Sana inanıyorum. (gözleri zenanın dudaklarına takıldı) senden birtek şey istiyorum. Bir daha beni böyle korkutma.
    Suat zenanı öpmek için eğildi. Ama zenanın öfkesi bu kadar çabuk geçecek gibi değildi.
    Z: hepsi bu kadar mı? Bana kötü bi kadınmışım gibi davranacaksın ve sonrada affedeceksin, öyle mi? Bana bu kadar güvendiğin için gerçekten çok duygulandım. İstersen ayaklarına kapanayım…
    S: tamam artık zenan.( suat elini uzattı) hadi gel, büyük bi hata yaptım. Senin için endişelenmiştim.
    Zenan uzun uzun ona baktı. Demek suat onun için endişelenmişti. Elini uzattığı anda kendilerini yatakta bulacaklarını biliyordu. Kendiside bunu istiyordu. Ama artık bu kadarla yetinmeyecekti. Suat ona yaklaşıp çenesini tuttu.
    S: artık tartışmayalım, zenan. Hatalıydım, özür dilerim. Seni özledim , sevgilim.
    Zenanın kalbi evet diyordu. Ellerini suatın göğsüne dayadı. Ama beyni farklı şeyler fısıldıyordu. Çekingen bir sesle,
    Z: sana bir şey söyleyeceğim, suat
    S: (zenanı öpmek için sabırsızlıktan ölüyordu) ne söyleyeceksen çabuk söyle. Yok sana daha fazla dayanamayıp öpücem.
    Zenanın kalbi heyecenla çarpmaya başladı
    Z: benimle evlenir misin , suat?
    Dedi bir nefeste. Başını arkaya atıp sevdiği adamın yüzüne umutla baktı. Aynı anda, hızla…………



    sorular
    1.) sizce aynı anda neler oldu?
    2.) suatın cevabı ne olabilir?
    3.)yeni bölümde neler olacak?
    4.)bana yorum yapmadığınız sürece ben yeni bölüm yazmaya devam edicek miyim?
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Paz Mayıs 04, 2008 9:19 pm

    9. bölüm devamı

    Z: benimle evlenir misin, suat?
    Dedi bir nefesle. Başını arkaya atıp sevdiği erkeğin yüzüne baktı.aynı anda, hızla geriye savrulduğunu hissetti. Kendini birden kanepenin üstünde buldu. Ne olduğunu bile anlayamamıştı, ama suatın yüzündeki öfke tereddüde pek yer bırakmıyordu.
    Z: beklediğim cevabı aldığım söylenemez. ( diyebildi şakacı bir tavırla) tabii, senin de niyetin kanepeye, yanıma gelmek değilse….
    S: şimdi anlıyorum… birkaç haftadır hiç yoktan çıkan tartışmalar, meydan okumalar ve son olarak da geceyi dışarıda geçirmeler… sen beni çok mu aptal zannediyorsun.
    Z: hayır, suat…
    Zenan çenesini tutamadığı için çok pişman olmuştu.
    S: istanbuldaki son gecemizde beni o yatakta yalnız bırakıp sonrada kıskandırma numaralarına başvurmanın işe yarayacağını mı düşündün? Senden çok daha tecrübeli kadınlar beni evlilik kapanına sıkıştırmak istedi ama başaramadı. Sen de hiç fena sayılmazsın, zenan, ama o kadar da değil.
    Zenan kalbine bıçak saplandığını hissetti. Duyduğu acı nefes almasını bile zorlaştırıyordu. Ama gururu, bunu belli etmesine izin vermedi. Uzun uzun suata baktı.
    Z: anladığım kadarıyla, teklifimi reddediyorsun.
    Diye mırıldandı yerinden kalkarken. Suat kolundan yakalayıp durdurdu.
    S: haklısın. Evlenmeye karar verdiğimde, teklifi ben yaparım. Kimse beni bu tuzağa düşüremez.
    Zenan ölmekten başka bişey istemiyordu o anda. Aylardır bu adamı sevmiş, her şeyini ona vermişti. Onunda kendisini aynı şekilde sevdiğini sanmıştı. Ne kadar da aptaldı. Ne diyordu suat? Fena sayılmazsın, ama o kadar da değil!
    Z: doğru. Fazlasıyla yaşlısın benim için. Bunu daha önce fark etmem gerekirdi.
    O da aşağılansın istemişti.
    S: iyi denemeydi. Ama hakaret etmen fikrimi değiştirmeyecek…… seni çok iyi tanıyorum. Bana hayır diyemezsin
    Dedi ve zenanı kendine çekip dudaklarından hırsla öpmeye başladı. Zenan bir an bu tutkunun esiri oldu. Adam onunla kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu.
    Suat gülerek geri çekildi ve onun yüzüne baktı.
    S: beni istediğin gibi idare etmekten vazgeç. Bu oyunu asla kazanamazsın. Ne yaparsan yap,vücut dilin seni ele veriyor. Bunu unutma.
    Zenan daha önce hayatında kimseye vurmamıştı. Ama suatın yüzündeki p küstah ve kibirli ifade bir anda kontrolünü yitirmesine yol açtı. Bütün gücüyle tokadı yüzüne indirdi.
    Z: unutma mı? Tam aksine, unutmak istiyorum ben.( o anda suattan nefret ediyordu.) seni tanıdığımı bile unutmak istiyorum!
    Suat onu hırsla çekip öptü. Delirmiş gibiydi. Zenan bundan hiç zevk almadı. Kaskatı kesilip sona ermesini bekledi. Suat nihayet onu serbest bıraktığında
    S: bunu sen istedin, zenan! Beni özellikle tahrik ettin, ama işe yaramayacak. Gitmek istiyorsan, git…
    Daha birkaç hafta önce dubaide ona taptığını, onun için yapamayacağı hiçbirşey olmadığını söyleyen adam şimdi git diyordu. Hepsi yalandı demek…
    Z: en doğrusu bu olacak (zenandan ölü gibi bir ses çıktı) ben gidip eşyalarımı toplayayım.
    Yavaşça kapıya doğru yürüdü.
    S: bekle, zenan.
    Suatın yüzünde hiçbir pişmanlık belirtisi yoktu.
    S: bunu unutma. ( cebinden çıkardığı bilekliği zenana uzattı) bunu Dubai deki otel odaında unutmuşsun. Kaybettiğini fark edeceğini sanmıştım. Anlaşılan bu armağan seni etkilememiş.
    Zenan mekanik bir hareketle bilekliği alıp bileğine taktı. Hediyeyi otelde unuttuğu için utanmıştı. Başını kaldırdığında suatın yüzünde acıya benzer bi ifade gördü. Ama hemen arkasından ettiği sözler yanıldığını gösterdi.
    S: oldukça değerli bir armağan bu, zenan. Bu şartlarda onu hak ettiğini düşünüyorum.
    Zenan bir şey söylemedi. Konuşabilecek durumda değildi. Suatı deliler gibi sevmişti. Ama suat sokatta bulduğu servet düşkünü bir kadın gibi davranıyordu ona. Suat alaycı birazda buruk bir sesle devam etti sözlerine.
    S: beklide çok daha fazlaını hak ettiğini düşünüyorsundur
    Zenan gözyaşlarını daha fazla tutamayacağını anlayınca koşarak yatak odasına gitti. Eşyalarını çabucak toplayıp valize tıktı. Suatın aldığı bütün lüks ve pahalı eşyaları dolapta bıraktı. Çantasını kontrol etti. Suatın evinin anahtarını çıkarıp çantasını ve valizini aldı. Sırtını dikleştirerek odadan çıktı. Salondan geçerken anahtarı masalardan birinin üzerine bıraktı. Evden çıkıp kapıyı arkasından yavaşça çekti.
    Caddeye çıktı, ilk gördüğü taksiye işaret etti. Araba hareket ettiğinde arkasına yaslanıp gözlerini kapattı ve bir daha geriye bakmadı. Bitmişti…

    bittttttttttiiiiiiiiiiii
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Ptsi Mayıs 05, 2008 9:28 pm

    10. bölüm

    2 YIL SONRA


    Memur: sakin olun , zenan hanım. ( lacivert üniformalı memur yumuşak bir sesle konuşuyordu) bunları sormak zorundayız.
    Z: sakin olmak mı! ( diye bağırdı. Gözyaşları yanaklarında aşağı sicim gibi akıyordu) biri bebeğimi, batumu çaldı diyorum anlamıyor musunuz? aglamak
    Bu bir kabus olmalıydı. Şimdi uyanacak ve her şey normale dönecekti. Duvardaki saate baktı. Sekiz olmuştu bile… kliniği kapatıp üst kattaki daireye, batunun yanına çıkma vakti gelmişti.
    M: babası, nerede, zenan hanım? Bu tür kaçırma vakalarının onda dokuzunda suçlunun baba olduğu anlaşılır.
    Zenan gerçeği kabul etmek zorunda olduğunu anladı. Kabus falan değil , korkunç bir gerçeği yaşıyordu… başı yine dönmeye başladı. Klinikte değildi, batuda üst katta ela ile birlikte oynamıyordu… bir hastanedeydi…. Bu kabustan uyanmayacaktı…
    Gözlerinden akan yaşları elinin tersiyle sildi. Sad Biri çocuğunu kaçırmıştı… biricik yaşama sebebini. İnanmak istemesede gerçek buydu.
    Z: onun babası yok (diye fısıldadı)
    M: şu anda olmayabilir ama bir babası vardı, değil mi?
    Z: yoo, hayır, anlamıyorsunuz. Adam çocuğumun varlığından bile habersiz. Bir çocuğu olduğunu bile bilmiyor. Lütfen daha fazla zaman kaybetmeyin. Batu daha 16 aylık. Bana ihtiyacı var.( zenan çaresizlik içinde yalvarıyordu) gidip onu arayalım. Benim gitmem lazım. Onu bulmam lazım.
    Zenan yerinden fırlayıp kapıya koştu. Memur doktora baktı. Birkaç saniye sonra zenan beyaz gömlekli bir adam tarafından tekrar sandalyeye oturtulmuştu.
    Doktor: size yatıştırıcı bir iğne yapalım zenan hanım. Ama önce bize bütün bilgileri vermeniz gerekiyor. Anladınız mı?
    Zenan anlıyordu. Doktor, hastanenin adını korumaya çalışıyordu. manisadaki bi hastaneye bağlı olarak çalışan bu yeni çocuk kliniğine o gün batunun aşısı yapılsın diye getirmişti. O günkü son randevuyu almış ve batuyla birlikte saat 7 de kliniğe gelmişti.
    Oğluyla birlikte bekleme salonunda otururken, içeri giren bir hemşire, doktor aşıyı yapmadan önce batuyu yandaki odaya götüreceğini, boyunu ve kilosunu ölçeceğini söylemiş, zenanda bunda gerip bir şey görmemişti. Aslında hemşireyle birlikte gitmesi gerekirdi. Ama bütün gün klinikte çalıştıktan sonra çocuk kliniğine gelmek için uzun süre araba kulanmış , doktoru beklerken hem batuyu oyalamaya çalışmış, bir yandanda masadaki dergileri karıştırmıştı. Hemşirenin söylediğini duyunca pek fazla düşünmeden batuyu kadına teslim etmişti. Bu arada hemşire muayene odasına geçmesini ve batuyu oraya getireceğinide söylemeyi ihmal etmemişti.
    Zenan muayene odasında gereğinden fazla beklemiş, ne hemşire nede batu ortada görünmeyince meraklanarak dışarı çıkmak istemişti. Tam bu sırada doktor Kenan içeri girmişti.
    K: geciktiğim için özür dilerim zenan hanım. Nerede bizim küçük oğlan?
    İşte kabus böylece başlamıştı.zenan tam karşısında duran Kenan beye ve 2 si sivil 3 polis memuruna baktıktan sonra gözlerinim kapattı ve başını salladı.
    M: yani babasını şüpheliler listesinden silebiliriz, öylemi?
    Z: evet, evet!... bir şeyler yapın. Nolur , bir şeyler yapın, bulun oğlumu bana.
    Suatı hayatından sileli tam iki yıl olmuştu. O evden çıktıktan sonra bir daha ardına bakmamış, ogünden sonra suatı hiç görmemişti. Ela ile birlikte Manisa da bir klinik açmışlar ve yeni bir hayata başlamışlardı. Zenanın hayatının amacı artık batu idi; başka hiçbirşeyin önemi yoktu. Tam bu sırada kapı açıldı ve ela içeri girdi. Koşarak arkadaşının yanına gelip ona sarıldı.
    Z: ah ela… bebeğim, biri batumu kaçırdı. Benim yüzümden… benim hatam yüzünden….
    Zenan bunları ağlayarak söylüyordu en yaın arkadaşına.
    E: yapma böyle. Kendini suçlama. Eğer bir suçlu arıyorsan, o da benim. İlle de leventi göreceğim diye bugün izmire gitmeseydim sende aşı için son randevuyu almazdın ve bütün bunlar olmazdı.
    Kliniğin işletmesi ve batunun bakımı konusunda ela onunla birlikte bütün sorumluluğu paylaşmasaydı, yeni bir hayata başlayamaz, çocuğunu bakıcılara bırakmak zorunda kalırdı. Destek almak ister gibi arkadaşının elini tuttu ve gözlerini karşısındaki polislere dikti. Güçlükle yutkunduktan sonra
    Z: özür dilerim. Lütfen sormak istediğiniz her şeyi sorun. Oğlumu bir an önce bulmanız için ne öğrenmek istiyorsanız sorun.
    Suatı unutmaya çalışırken çektiği acıya zaman zaman dayanamayacağını zannetmişti. Ama şimdi çektiği ıstırap hiç bir şeyle kıyaslanacak gibi değildi.


    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    E: lütfen, zenan, doktorun verdiği şu uyku ilacını al ve biraz yat artık.
    Diye yalvardı ela. Odanın içinde hiç durmadan dolaşan arkadaşına kaygıyla baktı.
    E: saat gece yarısını geçti. Ben bütün gece oturur, telefon gelirse bakarım. Biraz uyman lazım. Batuhanı getirdiklerinde kendini toplamış olmalısın.
    Zenanı evlerine dönmeye ikne edebilmek için bayaaa dil dökmesi gerekmişti. Kendi çocuğu olsa ancak bu kadar sevebileceği Batuhan neler yapıyordu, düşünmek bile istemiyordu. Zenan için güçlü olmak zorundaydı.
    E: onu geri getirecekler, zenan inan bana. Benim her zaman 6. hissim kuvvetlidir, bilirsin. Böyle şeyleri hissederim. Lütfen, biraz dinlenmeye çalış. Yarın sabah batuhanın sana ihtiyacı olacak.
    Z: gerçekten buna inanıyor musun?( zavallı zenanın ağlamaktan artık sesi bile çıkmıyordu.)
    E: evet, elbette inanıyorum. Göreceksin!
    Z: belki biraz uyusam iyi olur
    Zenan ağır adımlarla kolidordan geçip odasına yürüdü. Ama kendi odası yerine batunun odasına girdi. Sanki oğlunu orada uyurken görecekmiş gibi batunun yatağına yürüdü. Yastığın üstündeki oyuncak ayıyı alıp göğsüne bastırdı.
    Z: neden Allah ım neden? Neden benim çocuğum?
    Omuzları yine hıçkırıklarla sarsılıyordu. Dizlerinin üstünde yere çöktü. Hiç durmadan aynı sözleri söyleyip duruyordu.
    Z: lütfen, Allahım, oğlumu bana geri gönder
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Cuma Mayıs 09, 2008 1:52 pm

    11. bölüm

    Sabahleyin iki sivil polis yine geldi. Hemen ardından bölgeye ait gazeteciler geldi. Sabahın ilk haberinde kaçırılan çocuk hikayesi verildikten sonra bütün yerel gazetelerin ve yerel televizyonların muhabirleri kliniğin ve evin bulunduğu binanın önündeki caddeyi doldurmuştu. Telefon susmak bilmiyordu. Bölgenin en büyük televizyon kanalının muhabiri ve kameramanı geldi.
    Yaşadığı şok yüzünden doğru dürüst düşünmekte zorluk çeken zenan söylenen her şeyi kabul ediyordu. Tek istediği oğlunun bulunmasıydı. Öğle haberinde ekranda görünecek perişan bir annenin yakarışı mucize yaratabilirdi. Batuhan ın fotorafını gören biri onu tanıyabilir, nerede olduğunu haber verebilirdi. Hatta çocuğu kaçıran kişi bile annesinin o halini görüp acıyabilir, bebeğini iade edebilirdi.

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Uzun boylu yakışıklı adam salona girip çantasını koltuğun üzerine bıraktı. Yorgun bir tavırla kanepeye oturup televizyonun kumandasını eline aldı. Tuşlara basıyor, ekranda birbiri ardına geçen görüntüleri ilgisiz gözlerle izliyordu. İzmire daha yeni inmişti.
    Birden irkildi, tv nin sesini açtı. Spiker zenan parlar adını söylemişti… annesinin kucağında oturmuş şirin bir bebek resmi gördü. Dikkatle haberi dinlemeye başladı.
    Spiker: ’ daha 16 aylık olan batehan dün akaşm üstü bir çocuk kliniğinden kaçırıldı. Polis yetkilileri kaçırma olayının zanlısı sahte hemşirenin resmini güvenlik kameralarından tesbit etti. Batuhanın bulunmasına katkıda bulunacak her türlü bilginin polise bildirilmesi istendi…. Şimdi batuhanın perişan haldeki annesi zenan parlar ile yaptığımız kısa görüşmeyi aktarıyoruz…
    Z: Batuhan benim her şeyim. Onu kim aldıysa , lütfen ona iyi davransın ve bana geri versin. Lütfen, kaçıran herkimse, yalvarıyorum, sizi böyle bir davranışa iten acı ne olursa olsun, lütfen batuhanı bana geri versin. O benim hayatım.
    Zenanın sesindeki acı ve korku içler acısıydı. Tv yi seyreden suatın yüzündeki dehşet daha da büyüdü.
    Spiker: senin için zor olduğunu biliyorum, ama sormak zorundayım. Polis kayıtlarına göre, bu tür kaçırma olaylarının ardından genelde çocuğun babası çıkıyormuş. Batunun kaçırılmasında da böyle bir ihtimal olmaığından emin misin?
    Z: batunun babası yok, sadece annesi var… hiçbir zaman babaı olmadı onun…. Sadece ben varım. Onu bir kadın kaçırdı…
    Ekrandaki görüntü değişti. Televizyonun karşısında oturan suat yumruklarını sıktı. Kaskatı kesilmişti.
    Aradan epey zaman geçtikten sonra yerinden kalkıp telefona yürüdü. Hiçbir duygu belirtisi göstermeyen maske gibi bir yüzle telin tuşlarına bastı ve bir haftalığına bütün randevularını iptal edilmesini istedi.


    Not: kısa oldu özür dilerim. İdare edin artık. Yarın bol bol yazmaya çalışacağım.
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir C.tesi Mayıs 10, 2008 7:03 pm

    12. bölüm

    Zenan, zenan!’
    Biri omzundan tutmuş sarsıyordu. Zenan gözlerini açmaya çalıştı, ama başaramadı.
    ‘ batu… batuhanı buldular’
    Verieln yatıştırıcı, zenanın beynini uyuşturmuştu. Ama oğlunun adını duyunca bütün gücünü toplayıp gözlerini açtı. Yatağın yanıbaşındaki elanın yüzü sevinçle parlıyordu.
    E: beni duydun mu, zenan? Polis telefon etti. Batuhan iyiymiş…
    Zenan zorlukla yataktan doğruldu. Gözyaşları solgun yanaklarından süzülürken arkadaşına sarıldı.
    Z: Batuhan… ( kalbi yerinden fırlayacak gibiydi ). Nerede? Nerede o? İyi mi? Bulduklarından emin misin?
    Televizyon görüşmesinden sonra geçirdiği sinir krizi üzerine sakinleştirici iğne yapan doktora içinden lanetler yağdırırken başını iki yana sallayarak kendisini toplamaya çalıştı.
    Z: lütfen , ela, nerede o? Ona gitmem lazım.
    E: sakin ol, hayatım
    Ela arkadaşının beline sarılarak onu banyoya götürürken hiç durmadan konuşuyordu.
    E: tv ye çıkman sağladı bunu. Batuyu kaçıran kadın bir anlık bir cinnet sonucu yapmış bunu. Gerçekten hemşireymiş ama o klinikte değil. Kendi çocuğu üç ay önce o klinikte ölmüş….
    E: tesadüfen oradaymış. Çocuğu sağ olarak gördüğü son yer orası olduğu için sık sık kliniğe geliyormuş. Seni ve batuyu tesadüfen görmüş.
    E: kocası gece vardiyasında çalıştı için hiçbir şeyden haberi yokmuş. Adam sabahleyin eve geldiğinde heman yatmış. Öğleyin kalkıp tv yi açmış. Haberlerde seni seyretmiş. Karısının işte olduğunu zannedip mutfağa gittiğinde onu Batuhan ile birlikte orada bulmuş. Hemen polise haber vermiş.
    Z: allahım!
    Zenan hıçkırarak arkadaşına sarıldı.



    Zenan bir poz daha lütfen’
    Diye bağırıyordu gazeteciler. Zenan hiçbir şeye itiraz edemeyecek kadar mutluydu. Batuyu kollarının arasında sıkarken yüzü mutluluk ve sevinçle parlıyordu. Saçını çeken batuyu göğsüne bastırarak
    Z: tamam bebeğim… (diye mırıldandı. Gazetecilere ) teşekkür ederim…
    Dedikten sonra eve girmek üzere arkaını döndü. Tam bu sırada Batuhan içerideki elayı gördü.
    B: eya teyye
    Diye bağırırken annesinin kucağından inmeye çalıştı. Zenan, elaya koşan oğlunun arkasından gülümseyerek baktı. O kadar mutluydu ki, sokağın biraz ilerisindeki meydana park etmiş siyah arabayı da, direksiyonda oturan adamıda fark etmedi.
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir C.tesi Mayıs 10, 2008 8:06 pm

    12. bölüm devamı

    O akşam bauhanın yatağının yanında dikilip oğlunu seyreden zenan
    Z: o kadar mutluyum ki, kendimi çimdiklemek istiyorum
    E: biliyorum, zenan… ama artık bırakta uyusun. Polisler getirdiğinden beri çocuğu biran olsun gözünün önünden ayırmadın. Neler hissettiğini anlıyorum ama bunun doğru bir davranış olduğundan pek emin değilim. Onu birazda tek başına bırakmalısın.
    Z: tamam ela. Biliyorum. Ama biraz daha…
    E: hadi mutfağa gel de sana bir fincan kahve yapayım.
    Z: bu teklifi reddedemeyeceğim.
    Zenan gülerek yatağa eğildi. Oğluna minik bir öpücük kondurdu ve elanın peşinden mutfağa yürüdü.
    Üç saat sonra yatağına uzanmış hemen yanındaki yatakta uyuyan oğlunu seyrediyordu. Yirmi dört saat boyunca yaşadığı şok yüzünden bitkin durumdaydı ama bir türlü uyuyamıyordu.
    Hem polis doktoru hem batunun kendi doktoru hem de ela batuyu ayrı ayrı muayene etmişler, gayet sağlıklı olduğunu söylemişlerdi. Çocuk bu olaydan etkilenmemişe benziyordu. Kendisini kaçıran kadına ‘teyze’ diyordu. Kadının evinde bir yığın oyuncakla oynadığı belli oluyordu.
    Zenan, oğluna bu kadar iyi baktığı için kadına minnet duyması gerektiğini düşünüyordu. Ondan şikayetçi olmayacağınıda söylemişti. Ama kadın hakkında yinede kamu davası açılacaktı. Yetkililer bu yüzden üzülmemesini, kadının psikolojik tedavi göreceğini buna ihtiyacı olduğunu söylemişlerdi.
    Zenanın uykusunun kaçmaının nedeni çok daha karmaşıktı aslında. Olay böyle sonuçlanmayabilir, çok daha kötü şeylerde olabilirdi. Batunun kaçırılması bir gerçeği daha fark etmesine yol açmıştı. Allah korusun, olurda kendisinin başına bir şey gelecek olsa oğlu dünyada yapayalnız kalacaktı.
    Suatı terk ettiği gün ettikleri o kavgayı hatırladı. Nasıl aşağılanmış, nasıl hakarete uğramıştı. Hemen o hafta izmirdeki evi elanın bulduğu alıcıya satmıştı. Zennın tek istediği şey bir an önce izmirden uzaklaşmaktı. İşleri yolunda gitmişti.

    Ertesi hafta sonu , ela ile birlikte o memlekete istemeyerekte zeyno ve cenkin düğünene katılmak için istanbula gitmişlerdi, manisadan geçerkende yol üstünde evinin ve kliniğinin bulunduğu binanın kapısında satılık yazısını görmüştü. Düğün Hilton otelinde yapılmıştı ve zenan zeynoya baktıkça içi eriyordu. Kendiside birkaç hafta önce böyle çok güzel ve mutlu bir gelin olmak istemişti. Zeyno ve zenan vedalaşırken zeyno ona
    Zeyno: üzülme her şeyin yoluna girecek. Kendini toparla ve olayları akışına bırak, tamam mı?
    Z: tamam, canım. Tekrar mutluluklar, sana.
    Zeyno: saol, canım.

    Zeynonun gelinliği:



    Düğün dönüşünde de bina sahibiyle konuşup tapu işlemlerini tamamlamışlar, iki hafta içinde de buraya taşınmışlardı.
    Zenan başını yastığa koydu. Elaya hamile olabileceğini söylediğinde arkadaşının gösterdiği yakınlığı ve desteği hatırladı. Aslına bakılacak olursa , zenan suata evlenme teklif ettiğinde hamile olduğundan şüpheleniyordu zaten. Yoksa o teklifi asla yapmazdı. Sevgili oğluna hamile kaldığı o geceyide biliyordu. Dubai deki o gece…
    Başını kaldırıp oğluna bir kere daha baktı. Yüreği sevgiyle doldu. Adını koymak istemediği bir duygu vardı yüreğinde. Suçluluk. Belki de, pişmanlık. Son yirmi dört saat, batuhanı babasından mahrum bırakmakla doğru yapıp yapmadığını sorgulamaya başlamasına yol açtı. Yine de… nasıl olsa, oğlu kurtulmuştu.

    Zenan çok yanıldığını bilmiyordu…
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Paz Mayıs 11, 2008 8:41 pm

    13. bölüm

    Bugün kliniği ben tek başıma açarım
    Dedi ela üçü birlikte mutfakta neşeyle kahvaltı yaparken. Mama sandalyesinde oturan Batuhan kaşığı bir tarafa bırakmış, önündekileri tombul parmaklarıyla ağzına tıkıştırıyordu. Zenan oğluna bakarak gülümsedi.
    Z: sence bir sakıncası yoksa…
    E: elbette yok, zenan. Senin bütün gününü batuhanla birlikte geçir.gelen hastalarla ilgilenmekte zorluk çekeceğimi biliyorsun.
    Z: evet, ama…
    E: hadi, dert etme. Nasıl olsa, başım sıkıştığında sezen de var. Endişe etme sen.
    Sezeni işe almakla beklide en akıllı kararı vermişlerdi. Bu bölgede en sevilen doktorlardan biriydi. Ve iyi bir müşteri kitlesi vardı. Onun sayesindede iyi para kazanıyorlardı.
    Zenan Batuhan ile geçireceği güne çok hızlı başladı. Hiç durmadan kapı çalıyordu. Komşuları geçmiş olsun dileklerini iletiyordu. Ve glen herkes batuhana oyuncaklar getiriyordu.
    Nihayet öğleyin zil sesi seyrekleşti. Zenan Batuhan ın karnını doyurduktan sonra yatağına yatırdı ve yanağından öptü.
    Z: seni seviyorum, oğlum.
    diye fısıldadı. Uykudan gözleri kapanan Batuhan da
    B: ben de,
    Diye tekrarladı.oğlunun ne kadar zeki olduğunu düşünen zenan gülümsedi. Batuhan daha 9 aylıkken ilk kelimelerini söylemeye başladı. Şimdi neredeyse düzgün cümleler kuruyordu. Uyumasını bekledikten sonra oturma odasına yürüdü. Yapması gereken bir yığın iş vardı. Bulaşık, temizlik… ama hepsini boşverip kendini kanepeye attı. Çıplak alaklarını altına alıp başındaki bantı çıkardı.
    Her şeyin sona erdiğine hala inanamıyordu. Batuhan artık yanındaydı. Gözlerini kapatıp sesizce Allaha şükretti. Kapının zilini duyunca birden irkilerek yerinden fırladı. Aşağı inmek için merdivenlere koştu. Batuhan daha yeni uykuya dalmıştı. Hızla kapıyı açtı.
    Z: lütfen, bebeği uyandıracaksınız.
    Tam karşısında uzun boylu bir adam duruyordu. Kafasını kaldırmadan devam etti.
    Z: size nasıl yardımcı olabili…
    Zenan başını kaldırıp adamın yüzüne baktığında cümlesini yarıda kesti. Donup kalmıştı.
    “beni davet etmeyecek misin?”
    Z: bir dakika bekle.
    S: hayır zenan. Yeterince bekledim zaten. İki yıl oldukça uzun bir süre sayılır. Seninle konuşmam gerekiyor.
    Daracık kapı girişinde ona bu kadar yakın olmak zenanı alt üst etti. Gözlerini kapatarak bu kalpsiz adam yüzünden çektiği acıları düşündü. Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştı. Başını kaldırıp suatın yüzüne baktı.soğuk bir sesle
    Z: benim seninle konuşacağım bir şey yok. Git buradan. Hemen!
    S: hiç kimse bana ne yapacağımı söylemez. Hele senin gibi sahtekar, yalancı…
    Z: bana kimse kendi evimde hakaret edemez!
    Diye sözünü kesti suatın. Elini hızla geri çekti. Suatın dokunduğu yer ateş gibi yanıyordu. Ama bunu umursamamaya çalıştı.
    Z: istersen bir kere daha tekrarlayayım. Derhal gitmeni istiyorum!
    Suat gözlerini onun gözlerine dikti.
    S: senin ne istediğinin artık bir önemi yok. (dedi dişlerinin arasından konuşarak). Bir oğlum olduğunu bana haber verseydin, son iki gündür yaşanan dehşet, bütün bunlar olmazdı. Yaptığını mazur göstermeye kalkışmadan önce bunu düşün, olur mu?
    Sesi insanın kanını donduruyordu. Başka bir şey söylemeden merdivenlerden çıkmaya başladı.
    Zenan kaskatı kesilmişti. Suatın üst kata çıkıp eve girmesini sessizce seyrederken kalbi yerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu.

    Yeni bir felaketin eşiğinde olduğundan kuşkusu yoktu.
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Paz Mayıs 11, 2008 9:56 pm

    13. bölüm devamı

    Suat burada onun evindeydi.zenan onun peşinden merdivenleri ağır adımlarla çıkarken kendisini toplamaya çalıştı.iki gündür yaşadığı kabustan sonra öyle yorgundu ki, birde suat ile mücadele edecek gücü yoktu. Suat onu nasıl bulmuştu acaba?
    Oturma odasının kapısında durup kollarını göğsünde kavuşturdu. Suat odanın ortasında dikilmiş, dikkatle çevresine bakıyordu. Sonra gözlerini zenanın bembeyaz yüzüne çevirdi.
    S: güzel bir yer, ama senin alışık olduğun gibi lüks bir yaşam tarzına benzemiyor. Para içinde yüzdüğünde söylenemez. Bu küçük ilin kliniğinin yapacağı işle alışık olduğun hayatı sürdüremezsin.
    Bu küstah ve tepeden bakan tavır, zenanı sinirlendirdi. Böylece ihtiyaç duyduğu enerjiyi kazanmış oldu.
    Z: yanlış insanla konuşuyorsun. Ben hiçbir zaman lükse alışık değildim. Senin yaşam tarzındı o.saçına düşmüş birkaç beyaza bakılırsa, sahip olduğun onca paranın pek yararı olduğu söylenemez.
    Suatın incinip incinmemesi umrunda bile değildi, bunu hak etmişti. Zenan hiçbir zaman onun parasını istememişti. Ondan sadece aşkını istemişti. Ama o bu kelimenin anlamını bile bilmiyordu.
    Yeni bir hayata başlamayı başardığı için kendisiyle gurur duyuyordu. Bu evi, sade ama şirin eşyalarını seviyordu. Burası onun yuvasıydı ve sevgi doluydu. Hiç kimse bunu ondan alamazdı. Suat birden ona yaklaştı ve omuzlarından tuttu.
    S: saçımdaki beyazların sebebi para değil. Bunların nedeni, yalancı bir kadın.
    Z: yoksa sevgili sedef seni yine mi terk etti?
    Dedi alayla. Bu arada omuzlarınıda suattan kurtardı.
    S: bu, sen, ben ve oğlumuz arasındaki bir mesele. Sedefi unut.
    Zenanın gözleri korkuyla irileşti. “ oğlumuz” lafı yüreğini sıkıştırdı. Suatın neden geldiğini biliyordu artık.
    Z: düşünmem gereken hiçbir şey yok
    Diye mırıldandı. Suatın yüzünde şeytani bir gülümseme vardı şimdi.
    Z: yoo, var, sevgili zenan. Her şeyden önce, bir babayı oğlundan haberdar etmemenin sonuçlarını düşünerek endişelensen iyi olur.
    Z: o benim oğlum!
    Diye bağırdı.daha önce hiç umursamadığı halde, suatın birden bire babalık taslamaya başlaması kanını beynine çıkarttı.
    Z: sen onun sadece biyolojik babasısın
    S: yinede onun babasıyım; sen tv ye çıkıp adımı lekelemek için elinden geleni yapsan bile!
    Z: o sırada perişan bir haldeydim yinede söylediklerim gerçeği yansıtıyordu.
    S:perişan haldeymiş! Ya ben neler hissettim, hiç düşündün mü? Dün öğleyin eve geldim. Tv seyrederken birden bire bir oğlum olduğunu öğrendim. Sadece bu kadarda değil. Çocuğum kaçırılmıştı ve sen orada beni aşağılık bir yaratık gibi ilan ediyordun herkese!
    Z: senin adından hiç söz etmedim.
    S: ne fark eder? Bunu öğrendiğim anda çocuğuma sahip çıkacağımı biliyordun.
    Z: bunu hiç düşünmemiştim
    S: Allahım! Her zaman ki saflığın! Gerçekten endişeleneceğin bir şey olmadığını düşünüyorsan, seni biraz aydınlatayım. Söylediklerimi aynen yerine getirmezsen, baya üzüleceğini bilmeni istiyorum. Şimdi, nerede o? Oğlumu görmek istiyorum!
    Z: göremezsin. Uyuyor.
    S: beklerim
    Zenan mantıklı bir şekilde düşünmeye çalıştı. Suat her şeyi tv den öğrenmişti… onun İzmir de olabileceği ve yerel tv seyredeceği aklına bile gelmemişti.
    S: evet?
    Suatın parmaklarının baskısı arttı.
    Z: canımı acıtıyorsun
    Diye mırıldandı. Korkuyordu, ama kendisi için değil, Batuhan için korkuyordu. Suatın Batuhan ı almasına asla izin vermeyecekti. Oğlunu bir defa kaybetmişti. Bir daha asla böyle bir şeye izin vermeyecekti.
    Elaya bile bütün gerçeği anlatmamıştı. Ama gizliden gizliye suatı sorumlu tutmuştu. Bekleme salonunda dergileri karıştırırken suat ile sedefin bir fotorafını görmüştü. Sedefin parmağında kocaman bir tek taş yüzük vardı ve ikisi ankarada bir kokteylde görünüyordu. Suatın onunla nişanlandığını anlayınca o kadar sarsılmasa , Batuhan ı hiç tanımadığı bir hemşireye teslim etme sersemliğide göstermezdi beklide.
    S: seni öldürmediğim için şanslısın. İlk başta niyetim buydu. Ama avukatımla konuştum ve oğlumu görebilmek için şimdilik sana ihtiyacım olduğunu öğrendim
    Avukattan söz ederken gösterdiği buz gibi tavır tam suata uygun bir davranıştı. Panik içindeki annenin yanına koşup ona destek olmak yerine tam bir iş adamı mantığıyla önce avukatını aramış, bu durumda neler yapabileceğini öğrenmişti.
    O anda suattan nefret ettiğini hissetti. Avaz avaz haykırmak, oğlunu elinden alamayacağını söylemek istiyordu, ama buna cesaret edemedi.

    Çocuğunu korumak için önce suatın niyetinin ne olduğunu, ne yapacağını öğrenmeliydi…
    avatar
    mat_fatos
    Set Gorevlisi
    Set Gorevlisi

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 832
    Yaş : 36
    Nerden : izmir
    Ruhsal Durumum: :
    Durumum: :
    Katılımı : :
    5 / 1005 / 100

    Takımı :
    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Geri: Kaybolan Yıllar

    Mesaj tarafından mat_fatos Bir Cuma Mayıs 16, 2008 11:24 pm

    14. bölüm

    S: bir şey söylemeyecek misin zenan?
    Suatın sesi alaycıydı. Öteki elinide uzatıp zenanın çenesinden tuttu, solgun yüzüne dikkatle baktı. Sonra gözlerini zenanın bedeninde dolaştırdı. Zenan bu aşağılıcı bakışlar karşısında gözünü bile kırpmadan durmak için kendini zorladı. Sabahleyin üzerine daha uygun bir şey giymediği için pişmandı. Belini açıkta bırakan kolsuz beyaz bluzu ve beyaz şortuyla suatın dikkatli bakışlarını üzerinde hissetmek, ihtiyaç duyduğu gücü toplamasına pek yardımcı olmuyordu.
    S: cesur, ama aptal
    Zenan soğuk bir ifadeyle ona baktı. Suatı karşısında gördüğünde ilk dikkatini çeken, saçlarındaki beyazlardı. Şimdi daha dikkatli baktığında, son iki yılda suatın bayağı bi kilo verdiğini, gözlerinin altının morardığını fark etti. Yinede inanılmayacak kadar çekici bir erkekti. Görünüşü daha güçlü, avının üzerine atlamaya hazırlanan bir panteri andırıyordu… önemli olan, av olarak zenanı seçmemesiydi.
    Z: aptal değil, annelik bana sabırlı ve ihtiyatlı olmayı öğretti. Sana beş dakikamı ayırabilirim. Ne söyleyeceksen söyle, sonrada git.
    Kalbi bir kuş gibi atmasına rağmen soğukkanlılığını koruyabildiği için kendisiyle gurur duydu.
    S: ihtiyat mı? Sen mi?...( suat alaycı bir kahkaha attı) sen bu kelimenin anlamını bile bilmezsin
    Z: sen beni tanımıyorsun!
    S: yoo, tanıyorum. Bunu ispatlayabilirim.
    Suatın bakışları ve ses tonu değişti. Elleri zenanın omzundan ve çnesinden beline indi. Onu hızla kendisine doğru çekenken bir eli bluzunden içeri girmiş, çıplak bedenini okşamaya başlamıştı. Sonra dudaklarına eğilip ateşli bir şekilde öpmeye başladı.
    Zenan suattan ayrıldığından beri hiçbir erkekle beraber olmamıştı. İki yıldır bastırdığı arzular ve duygular birden su yüzüne çıkıverdi. Kollarını suatın boynuna dolamamak için bütün iradesini kullandı. Ama öpüşüne karşılık vermekten kendini alıkoyamadı.titreyen dizlerinin kendisini taşıyamayacağından korktuğu için ellerini suatın göğsüne dayadı.
    Suat başını kaldırdığında zenan nefes nefeseydi. Ama suat gayet sakin görünüyordu. zenanın gözlerinin içine baktı
    S: gördün mü zenan? Seni sandığından daha iyi tanıyorum. Ben söz konusu olduğunda ihtiyat kelimesinin anlamını bile bilmezsin.
    Zenan utançtan kıpkırmızı kesildi. Hızla geri çekilirken dengesi kaybedip sendeleyince suat uzanıp onu tuttu. Zenan soğukkanlılığını koruma kararını bir anda unutup hırsla bağırdı.
    Z: düşündüğün tek şey kendinsin, kibirli domuz! Ama öğrenmen gereken şeyler var. Kadınları kendine çekmeyi çok iyi biliyor olabilirsin, aferin! Ama bunu başaran milyonlarca erkek var. Oysa, uzun vadede, bütün gücüne ve servetine rağmen sen bir hiçsin. Oğlumu elimden alabileceğini düşünüyorsan, unut gitsin! Onu kimse alamaz benden!
    S: son iki günde yaşadıkların tam aksini gösterdi.
    Zenan öfkesinin biranda yok olduğunu, vücudunun buz kestiğini hissetti. Suat rahat bir tavırla ceketini çıkarıp kanepenin üzerine fırlattıktan sonra öldürücü darbeyi indirmek üzere zenana döndü.
    S: unutmaki, çocuğu hiç tanımadığın bir yabancının ellerine teslim ederken hiçte ihtiyatlı davranmadın, zenan!
    Zenan gözyaşlarını tutmak için bütün gücünü tutmaya çalıştı. Suatın söyleyeceği hiçbir şey onu bu kadar yaralayamazdı.
    Z: seninle tartışmaya niyetim yok. Ama oğlumu benden ayırmana izin vemeyeceğim.
    S: seni çocuğundan ayırmak gibi bir niyetim yok
    Zenan ona inanmak istiyor ama zerre kadar güvenmiyordu.
    Z: umarım
    S: inan bana
    Suat rafta duran batuhanın resmini alıp uzun uzun baktı ve boğuk bir sesle


    S: bu fotoğraf çekildiğinde ne kadardı?
    Z: altı aylıktı.
    S: çok güzel bir çocuk.
    Z: evet öyle.
    Batuhan aslında suata benziyordu. Zenan, dün gece uykusunu kaçıran kaygılarını hatırladı birden. Suatı batuhanın varlığından haberdar etmenin doğru olabileceğini düşünmüştü. Suatın bugün birden bire ortaya çıkışı beklide kaderin bir cilvesiydi.
    S: Allah aşkına, zenan! Orda korkmuş bir kedi gibi dikilip durma. Yere yığılmadan önce otur da, iki yetişkin gibi konuşalım.
    Zenan kanepenin kenarına oturdu. Suat rafın önünde durmuş hala batuhanın resmine bakıyordu. Sessizlik iyice uzayınca, zenan bu gerginliğe daha fazla dayanamadı.
    Z: konuşacağımızı söylemiştin!
    Suat fotoğrafı yerine bırakıp odada tur atmaya başladı. Sonunda, gelip zenanın önünde durdu.
    S: Batuhan ne zaman uyanır?
    Z: herhalde yarım saat sonra?
    Zenan suatı çok iyi tanımasa onun gergin ve heyecanlı olduğuna yemin edebilirdi.
    S: anlıyorum
    Suat dalgın bir ifadeyle kenepeye zenaın yanına oturdu.
    S: yeterince zamanımız var sanırım.
    Z: ne için?
    Suatın bacağı bacağına dayanınca zenan geri çekildi. Bu davranış suatın yüzünde belli belirsiz bir gülümsemeye yol açtı. Hemen ardından zenanı şok edecek cümleyi söyledi.
    S: evlilik hazırlıkları için, tabii.

      Forum Saati Salı Kas. 20, 2018 9:58 am